Arif Orhan'ın konuşmasında öne çıkan en kritik başlıklardan biri gençlik oldu. Avusturya'daki Türk gençliğinin genel olarak başarılı ve iyi durumda olduğunu dile getiren Orhan, sivil toplum kuruluşlarının bu başarıda oynadığı rolün altını çizdi. Ancak, bazı gençlerin madde bağımlılığı ve kötü arkadaş çevresi gibi risklerle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Orhan, "Madde bağımlılığı ve kötü arkadaş ortamı bazı gençlerimizi olumsuz etkileyebiliyor. Biz sivil toplum kuruluşları olarak bu sorunları en aza indirmek için çalışıyoruz. Asimile olmadan entegre olmak zorundayız," diyerek gençlerin kimliklerini koruyarak topluma entegre olmalarının hayati önem taşıdığını vurguladı.
Yeni başkan, yurt dışında yaşayan Türklerin vatan sevgisi ve milli değerlere bağlılığının güçlü olduğunu da dile getirdi. Özellikle Türkiye'ye girişlerde yaşanan duygusal anlara dikkat çekerek, "Edirne’den Türkiye’ye girdiğimizde çocuklarımızın gözlerindeki bayrak sevgisi açıkça görülüyor. Gözyaşlarını tutamıyorlar. Vatan sevgisi her zaman içimizde," sözleriyle bu derin bağı gözler önüne serdi.
Avusturya'daki Türk toplumunun artık üçüncü ve dördüncü kuşaklara ulaştığını belirten Orhan, bu süreçte elde edilen başarılardan gurur duyduğunu ifade etti. "Bugün öğretmenlerimiz, mühendislerimiz, avukatlarımız, iş insanlarımız var. Türk toplumu Avusturya’da birçok sektörde önemli konumlara gelmiş durumda. Bu da birlik ve beraberliğimizin bir sonucudur," diyerek Türklerin Avusturya'daki sosyal ve ekonomik hayata katkılarına işaret etti.
Yaklaşık 15 yıldır aktif olarak faaliyet gösteren federasyonun kapılarının tüm hemşerilere açık olduğunu hatırlatan Arif Orhan, Yozgat'tan gelen ziyaretçilere ve Avusturya'daki Yozgatlılara çağrıda bulundu: "Yozgat’tan gelen tüm hemşerilerimize kapımız her zaman açık. Burada onların bir evi var. Bunu hiçbir zaman unutmasınlar." Bu sözler, federasyonun bir buluşma noktası, bir yuva ve bir destek merkezi olma misyonunu bir kez daha pekiştirdi.